| Ud
Sözcüğünün Etimolojisi ve Ud'un Tarihçesi |
|
w
w
w
.
u
d
d
e
r
s
l
e
r
i
.
i
8
.
c
o
m |
|
 |
Ud kelimesinin aslı Arapça dır:
"sarısabır veya ödağacı" anlamındaki "el-oud'dan gelir.
Baştaki 'el'- kelimesinin, bazı dillerde olup bazılarında olmayan
harf-i tarif (belirgin tanım edatı) olduğunu bilen Türkler bu edatı
atmış, geriye kalan 'oud' ('eyn, waw, dal) kelimesini de -gırtlak
yapıları 'eyn'e uygun olmadığı için- "ud" şekline sokmuşlardır.
Dillerinde tanım edatı olan Batılılarsa, 11-13. yüzyıllar arasındaki
Haçlı seferleri sırasında tanıyıp Avrupa'ya götürdükleri bu saza,
luth (Fr.), lute (İng.), Laute (Alm.), liuto (İtal.), Alaud (İsp.),
Luit (Dat.) gibi hep L ile başlayan isimler vermişlerdir.
Hatta 'saz yapıcılığı' anlamında bizde de kullanılan 'lütye' kelimesi
de yine luth'den yapılmadır (aslı luthier). |
|
|
|
|
Adı
Arapça olduğuna göre, ud Arap sazı o halde!
Hem çok acele, hem çok yanlış bir hüküm bu.
Çünkü bu sazı ilk defa 7. yy.da Horasan'dan Bağdat'a çalışmaya gelen
Türk işçilerin elinde görmüş olan Araplar, göğsünün yapılmış olduğu
sarısabır ağacından (aloexyion agallocum) dolayı el'-oud adını vermişlerse
(Türkler de bu adı aslı olan Kopuz yerine -belki daha kısa oluşu yüzünden-
benimsemişlerse) de, saz Türklerin bin yıllık Kopuz'undan başka birşey
değildir; nitekim ta Hunlardanberi ozanları ve kopuzcuları olmayan
hiçbir Türk ordusu yoktu (cahiliyye devri Arapları müzik aleti olarak
def ve rababe dedikleri tek telli ilkel bir çalgıdan başkasını bilmiyorlardı).
Bu gerçek de çok önce, yüzyılımızın en büyük iki müzikologu ile, en
büyük edebiyyat tarihçimiz tarafından ortaya konmuştur. (bkz. Fuad
Köprülü, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, Ank. Üni. Bas. 1966,
s. 207, 209 vdl.; Mahmut Ragıp Gazimihal, Ülkelerde Kopuz ve Tezeneli
Sazlarımız, Ank. Üni. Bas. Ank. 1975, s. 64; aynı müellifin Musiki
Sözlüğü, M.E. Bas. İst. 1961, s. 138, 259, 260; Curt Sachs, The History
of Musical Instruments, New York 1940, s. 252). Ud'un Macarcadaki
adı 'Kobza'dır ve Türk Kopuzunun biraz değiştirilmişinden ibarettir.
Nitekim Dede Korkut'da da yine Kopuz'dan türemiş olan 'kobzaşmak'
fiili 'karşılıklı saz çalmak' demektir. |
|
|
|
| |
|
|
Pi-Pa
adlı Çinli-Türkistanlı, Barbud adlı İranlı benzerleriyle çağları
aşan ud, Kopuz adıyla Asya'dan Anadolu'ya, oradan da ta Rumeliye
kadar gelmiş, aynı zamanda musikişinas olan Yunus Emre'nin şiirlerinde
dahi kutsal nitelikli yerini almıştır (bkz. M. R. Gazimihal, Ülkelerde
Kopuz..., s. 51 vd.). Osmanlı sarayının düğün vd. şenlikleri münasebetiyle
yazılan minyatürlü surname'lerde (Surname-i Vehbi, Surname-i Nabi
vs.) kopuzun iki değişik boyu olan ud ve şehrud, diğer sazlar arasında
ön planda görülmektedir. Tarihçi-yazar İ. Hakkı Uzunçarşılı'nın,
T. Tarih Kurumu yayını Belleten dergisinin 161. sayısındaki (Aralık
1977) "Osmanlılar Zamanında Saraylarda Musiki Hayatı" adlı makalesinde
de, 15 ila 19. yüzyıllarda Osmanlı saraylarında görevli müzisyenler
arasında 'awwad' adı verilen (udi'nin Arapça çoğulu) udilerin sayısı,
sanatkar isimleri ve aldıkları maaşlarla birlikte verilmiştir.
Hazırlayan :
Ali Tutan
alitutan@turkmusikisi.net
http://www.turkmusikisi.com/calgilar/ud/ud.asp
http://groups.yahoo.com/group/turkmusikisi
Kaynaklar :
Cinuçen Tanrıkorur'un Aksiyon dergisinde yayımlanan "UD'1-5"
yazı dizisi.
Büyük Türk Mûsikîsi Ansiklopedisi - Yılmaz Öztuna
Mûsikî Sözlüğü - Mahmud Râgıp Gâzîmihâl
Türk Mûsikisi - Râuf Yekta Bey
Mutlu Torun Ud Metodu
Ş.M.Targan Ud Metodu
Onur Akdoğu Ud Metodu
Sâim Konakçı'nın ders notları.
|
|
|
|
|